4 Eylül 2015 Cuma

HAKKIMDA


Günlüğüme müebbetimsi bir ceza keseli yıllar oldu...
İyi halden çıkarsam mı diye düşündüğüm "yoğun duygu" anlarında bile yeniden başlamak ameliyat sonrası ilk adım kadar zordu, ya da o korkunç  sebze karışımlarını yutmak kadar..
Hani büyüdükçe büyür ya gözünde
Tanışıklığımız varsa eğer, "aa senin için ziyadesiyle kolay konuşmak" diyosundur muhtemelen, yazmak öyle değil.
Çünkü yazarken destursuz atarlı oluyorum ben:)
Günlük hayatın hanımları beyleri, "etik olarak"ları, kırmızı ışıkları,"gerek"leri -malı'ları hep dışarda kalıyo.
Mesleğim gereği filtrelemeyi günboyu yeteri kadar yaptığım için burada üslubuma smokin giydirme niyetinde değilim.
O birlikte sadeleştiğimiz ,içini boyadığımız kesişim kümesinin peşindeyim.
Paylaşmak istediğim anlar var yolumda.
Bazılarını sadece ben yaşıyorum sanıyorum hala, bazılarıysa hep bir ağızdan söylediğimiz şarkıların nakaratları kadar aşina ve ortak
"Varacağımız yer değil, yol'un kendisidir önemli olan" mottosunda olanlar vardır belki aranızda.
Paylaşımlar içinde Orhan Gencebay ve Mina'yı yanyana gördüğünüzde bilgisayarınızın ayarlarıyla oynamayın diye diyorum, bu benim yolum:)

BENİM YOLUM

Hayatı dolu dolu yaşadım 
Her yolu baştan sona dolaştım 
Ve dahası , çok daha fazlası, 
Hepsini keyfimce yaptım! 
Pişmanlık mı?var elbette biraz 
Ama sözü edilmeyecek kadar az 
Hep yapmam gerekeni yaptım 

Evet , oldu bazı zamanlar 
Eminim hatırlayacaksın
Çiğneyebileceğimden fazlasını ısırdığım zamanlar 
Ama bütün bunların yanında 
Bir an bile şüphe duyduğumda 
Hemen yuttum o lokmayı

Ve tükürüverdim dışarı 
Yüzleştim tümüyle 
Ayakta kaldım

Ve onu kendi yolum yaptım

SEVDİM, GÜLDÜM, AĞLADIM. 
Kaybetmekten payımı aldım! 
Ve şimdi …yatışırken göz yaşlarım, 
Hepsini öyle eğlenceli buluyorum ki! 

Hepsini benim yaptığımı düşünmeyi 
Düşündüm de bütün bu yaptıklarım… 
Utanç duymadan anlatılır mı? 
Utanç mı? 
Hayır , hayır , bu ben değilim! 
Ben onu kendi yolum yaptım